|
HAYATIN İÇİNDEN
Şenol Goncagül
Yanımızdan geçen lüks bir otomobilin içindeki, maganda kılıklı adama bakıpta, bizim ondan ne eksiğimiz olduğunu düşünüyor ve zaman zaman da isyanlara gelme alışkanlığımızı depreştirmiyor muyuz?
Yani, o adamın bizden fazlası yok ta, neden ondaki araba lüks, paralar çuval ile ve yaşam tarzı krallara layık ama bizim daha fazla artılarımızın olmasına karşılık, daha kısıtlı imkanlarla yaşıyoruz olayı!
Peki ama, o lüks yaşantının ardındaki görselleri biliyor muyuz peki?
Sağlığı yerinde mi mesela?
Yediği pirzoladan, bizim yediğimiz kuru fasulyeden aldığı hazzı ve lezzeti alabiliyor mu?
Yaptığı işlerden elde ettiği paralardan dolayı, içi ve yüreği rahat ve huzurlu mu?
İnsan arasında yürürken, ardından bir şeylerin fısıldandığı hissine kapıldığı oluyor mu mesela?
Ve mesela, bizim sahibi olduğumuz kuru fasulyeye, lüks bile olmayan hayat standartlarına sahip olamayanların, aynı şeyleri bizim için söylediklerini de mi düşünemeyiz hiç?
Bu öyle bir imtihan pistidir ki, herkes sahip olduklarını en iyi şekilde kullanıp, kullanamamaktan dolayı sınava tabi tutuluyor.
Hep mi bize geliyor bu musibetler? Yoksulluklar ve hastalıklar? diyenleriniz oluyordur.
İmtihan bu dedik ya işte.
Bu mantığa göre, versinler soruların cevaplarını, bir yerimiz terlemeden geçelim sınıfları!
Oh ne ala iş!
Pandoranın kutusunu açacağız zaman zaman da.
Peygamber Efendimizin yaşadığı bir olay anlatılır Hadis-i Şeriflerde:
Kentin orta yerinden beraberindekilerle yürürlerken, yolun ortasında yatan bir eşek leşi görülmüş. Yanındakilerden bazıları: Kaldırın o leşi oradan. Ortalığı kokutuyor deyince, Peygamber Efendimiz, bu sözlere aldırmadan eşeğin yanına varıp, elleri ile okşamış eşek leşini ve yanındakilere dönerek: Mübarek hayvanın çok güzel gözleri varmış demiş.
Bu beklenmeyen cevap, yanındakileri utanmaya sevketmiş ve Her çirkinliğin veya kötü görüntünün ardında bile mutlaka güzel olan şeyler vardır mesajını almışlar.
Bilmem, bir şeyler anlatabildik mi?!
Kaynak :
|