|
Bugün Cumhuriyet Bayramı.
87. yılını kutladığımız Bayramın anlam ve önemini siyasi düşüncemize göre her birimiz değişik şekillerde yorumluyoruz.
Cumhuriyet Nedir?
Cumhuriyet, başta Devlet Başkanı olmak üzere, devletin başlıca temel organlarının belli aralıklarla yinelenen seçimlerle göreve getirildiği bir yönetim biçimidir.
Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimleri, yöneticilerin göreve getirilmesinde VERASET yöntemini reddetmiştir. Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimlerinde halk, yönetimini beğenmediği yöneticileri, belli aralıklarla yinelenen seçimlerde değiştirebilmek olanağına sahiptir.
Bu nedenle yöneticiler, toplumu keyfi biçimde yönetemezler; halkın isteklerini ve beğenilerini göz önünde tutmak zorunda kalırlar. Bir başka deyişle, yöneticilerin iradesi mutlak değil, HALK İRADESİ ile sınırlıdır.
Cumhuriyetlerde bu özellikler, yönetenleri siyasal bakımdan halka Sorumlu duruma getirir: Yönetilenleri tebaa, kul olmaktan çıkarıp vatandaşlık konumuna yüceltir.
Yönetilenler, Hükümdarlık (Monarşi) adı verilen yönetim biçimlerinde tebaa veya kul durumundadırlar.
Dünya üzerinde birçok adı Cumhuriyet olan rejimlerden şu ikisine özellikle dikkatinizi çekmek isterim.
İran İslam CUMHURİYETİ ve Çin Halk CUMHURİYETİ.
Bu ülkelerde Demokrasi var mı?
İran İslam Cumhuriyeti şeriatla yönetiliyor.
Çin Halk Cumhuriyeti de baskıcı bir sosyalizmle yönetiliyor.
İkisinin de adı CUMHURİYET.
Ama bu ülkelerde Demokrasi yok.
Demek ki her Cumhuriyet, DEMOKRASİ ile yönetilmiyor
Halkın iradesi; EVRENSEL DEMOKRASİnin uygulandığı rejimlerde ortaya çıkar.
Darbelerle kesintiye uğrayan Demokrasimiz bir türlü gelişip serpilemedi.
Demek ki, Cumhuriyet rejimimiz, kendisine darbelerle müdahale etme fırsatlarını da içinde barındırıyordu.
Önce LAİK CUMHURİYET diyenlerin değil, ÖNCE DEMOKRASİ diyenlerin sayesinde demokrasimiz gelişti.
Bir gün DEMOKRASİ, kendisine karşı darbelere çanak tutan siyasi partilere de lazım olacaktır.
Şimdilerde Demokrasiden başka çare olmadığını anlayanlar istemeyerek de olsa DEMOKRASİ kelimesini kullanıyorlar.
Ağızlarına pek yakışmasa bile onlar da, DEMOKRASİ demeye başladılar.
Önce kendi partinizde Demokrasi uygulayacaksınız.
Önseçim diyeceksiniz.
Peki, bu yeter mi? Yetmez.
Üyelerle Ön Seçim demelisiniz.
Demokrasi savunuculuğunun bayrağını da artık AKPnin elinden almalısınız.
Çünkü Demokrasi Bayrağı, kurucu partinin eline yakışır
Halkın DEMOKRASİ aşkından kaçılmaz.
Öncelikle Laik Cumhuriyet değil, Önce Demokrasi demelisiniz.
İşte o zaman da, Parti içinde bulunan Demokrasi karşıtları da çaresiz; Önce DEMOKRASİ demeye zorlanacaklar.
Çünkü hiçbir zaman, sandığa gidip oy vermek, GERÇEK DEMOKRASİ değildir.
Tepeden dayatılanları Seçin bunları demek, demokratik değildir.
Siyasi partilerin hepsinde de halkın kendi istedikleri Milletvekili Adaylarını kendi üyeleri seçmelidir.
O günler yaklaştı. Bütün partilerimizde parti üyelerinin seçtikleri adaylar listelere oturduğu günleri gördüğümüzde.
İşte o zaman, hepimiz, ülkemizdeki rejime DEMOKRATİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ diyeceğiz.
Cumhuriyet Bayramlarını da halkın kendi kendisini idare ettiği gerçek Demokrasi rejimiyle çok daha anlamlı bir şekilde kutlayacağız.
Bizler bırakalım, tek parti özlemlerini artık, ezberlerimizi bozalım. Bitti o rejim bekçiliği safsataları. Bitti artık o milleti Şeriat geliyor diyerek korkutmayla oy alma dönemleri. Halkımızın artık gözü açıldı.
Halkımız; Size oy vermemiz için bize neler yapacağınızı söyleyin. AKPyi sürekli karalamaktan ve eleştirmekten neler yapacağınızı söylemeye vakit bulamıyorsunuz diyor.
Zamanı geldi de geçti bile, şimdi Solun ve Sosyal Demokrasinin zamanı.
CHPnin ana siyaseti Sol ve Sosyal Demokrasi olmak zorunda.
Başka çaresi de yok.
CHPnin; Cumhuriyetin bekçiyiz demekle siyaseten küçüldükçe küçülür.
CHPyi halkın gözünde büyütecek olan; Sol ve Sosyal Demokrasidir. Cumhuriyetçilik değildir.
Bırakanız bu Cumhuriyet Bekçiliği rollerini artık.
Bundan böyle değişmelisiniz dönüşmelisiniz ve Önce Laik Cumhuriyet değil, ÖNCE DEMOKRASİ demelisiniz.
Kaynak :
|