Yesilyurt Gazetesi Reklam  
 
 
Anasayfaya Dön Ana Sayfaya Dön
Nurtaç Saraçoğlu [ Hayata Dair ] nurtacsaracoglu@yesilyurtgazetesi.com
ÜÇ HEYKEL HİKAYESİ
ÜÇ HEYKEL HİKAYESİ ÜÇ HEYKEL HİKAYESİ
üç heykel hikayesi
 
Google Google Facebook Facebook
Sık Kullanılanlar Favorilerim
Digg Del.icio.us Del.icio.us Digg
Ekleme Tarihi 10.09.2009 /  10:21 Karakter Boyutu :
12 Pixel 16 Pixel 20 Pixel 24 Pixel

         


İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşı dakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı. Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltraşını huzuruna çağırdı. İstediği; birer karış yüksekliğnde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti. Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu. Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar; “ Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görülebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok ama çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver”
Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanatttan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler. Günler geçti, bütün ülke, hükümdarının sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamadı. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zinadana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş, akıllı ve zeti olan bu geçnç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindandaydı. Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç, önce heykelleri sıkı ısıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi. Teli birinci heykelin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı. İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı. Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı. Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu. Hükümdar heykelleri gönderen komşu ülke hükümdarına cevabı yazdı:
“ Kulağından gireni ağzından çıkartan insan, makbul değildir. Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insanda makbul değildir. En değerli insan, kulağından gireni, yüreğine gömen insandır. Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim”
Sevgilerle, esen kalınız….

 

Reklam
Reklam
 
Habere Yorum Ekle
Adınız ve Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
 
 
Diğer Haberler
Reklam
Reklam
Reklam
Üye Girişi
Reklam
  Arama
Yazarlar YAZARLAR  
 
Şenol Goncagül
Aydeniz Dereli
Esra Kılıç
Nurtaç Saraçoğlu
Savaş Eskici
Merve Cankurt
Özkan Başaran
Oktay Ceylan
Yalçın Yıldırım
Elmas Cankurt
Yazar
Hava Durumu
Hava Durumu Hava Durumu Hava Durumu
Anket
Yeni web sayfamızı nasıl buldunuz?
Çok iyi 
İyi 
Orta 
Daha iyi olabilirdi 
Kötü 
     
reklam
Reklam

Valid XHTML 1.0 Transitional

Valid CSS! | Reklam | Üyelik | Künye | Bize Ulaşın | RSS/XML yenişehir turkbee trakya gündemi ekonomik
CANKURT Gazetecilik Paz. Ajans Tic. ve San. Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır © 2003-2008 | - | Tasarım & Hosting : Trakya Kırklareli ROTA Bilişim Teknolojileri
reklam
Reklam