Başlangıçta keyif veren, ilerleyen zamanda bilinci hapseden, mücadele edilmediği takdirde ki mücadelesi çok zor, organizmayı ele geçirip yok eden, günümüzde özellikle gençlerin belki de en tehlikeli ve en sinsi düşmanı…
Uyuşturucu adı üstünde uyuşmak, farklı bir algı boyutu başlarken hastaneye gidilmesi gerekmeyen ama bırakırken ileri gidilmesi gereken sinsi bir hastalık…
Mutluluk peşindeki insanları hatır için madde bağımlısı yapan sözde dostların malum hediyesi… Bir anlık zevk için bütün bir hayatın heba olması çok acı…
Gençlerin sürüklendiği bataklık…1. Arkadaş kıyağı (ilk adım atılıyor). 2. Bombalama (ikinci adımda ayakçı olarak tabir edilen satıcı, kıyağını yaptıktan sonra giderken, her nasılsa yanındaki uyuşturucuyu yanına almayı unutuverir, sizde kalır tesadüfen. Beklersiniz ama ayakçı bir türlü unuttuğu uyuşturucuyu almaya gelmez, çünkü unutulan uyuşturucu size üstü örtülü bir hediyedir). 3. Merak (şundan bir kere denesek ne olur sanki? Dersiniz). Geçmiş olsun!
Sonra bunun gerisi gelir, mal bittiğinde bombalanmışsınız demektir. Artık bir uyuşturucu bağımlısı olarak her yerde kıyakçınızı daha doğrusu ayakçınızı arar ve kolaylıkla bulursunuz.
İşte dönüşü olmayan yolun başlangıç hikâyesi. Zararları o kadar çok ki hangisinden başlasam… Tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir. Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, felç, halüsinasyon… Yani akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa, kaoslar…
Kendi fiziksel sağlığı dışında aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, ülke ekonomisine, toplumsal ahlaka verdiği zararlar, ifadelere sığdırılamaz. İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhuş, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır. Ayrıca AIDS, frengi, verem gibi benzeri bir ölümcül hastalığın yayılmasında en büyük etkenler, uyuşturucular ve bağımlılarıdır.
Madde kullanımının nedenleri ilk başta bilgisizlik, özenti, sosyal çevre, arkadaş ortamı, merak, moda popülaritesi ile başlar. Günümüzde okul önlerinde bile satılan bu madde en başta küçük yaşta çocuklarımızı hedef almıştır. Ailelere düşen görev çocuklarını devamlı kontrol altında tutmak, bu konuda bilgilendirmek, kendini de bu konuda bilgili hale getirmek; Arkadaş ortamını tanımak en başta sevgi ortamında büyütmek, paylaşmaktır. Aileler, bu sinsi hastalığa çok dikkat ediniz.
Geç olmadan...!
Mutlu yarınlar…