İnsanlık tarihinden bu yana “değişim” peşinden koşulan bir olgudur.
“Değişim” istemeyenlerin bile uymak zorunda kalacakları geri dönülmez bir yenileşmedir.
İnsanlar yeninin peşinden giderler. Eskide inat edenler ise tepinerek yeniliğin önünü kesmeye uğraşırlar.
“Eskiye rağbet olsa, bitpazarına nur yağardı” atasözünü değişime direnenler kabul etmezler.
“Değişim” ve yenileşme peşinden koşulandır.
“Dönüşüm” ise eski olanın başkalaşmaya çabalamasıdır.
Seçimlere 16 ay kala ülkemizde siyasi hareketlenmeler başladı.
Parlamentoda grubu bulunan partilerin önümüzdeki seçimde meclise girebilecek desteği alacağı kabul ediliyor.
Ancak meclisteki partilerin dışında Değişim’i siyasi hareketinin adı yapan bir siyaset fişek gibi geliyor.
Geçtiğimiz Pazar günü Tekirdağ İl Binasının açılını yapan Sarıgül’ün Tekirdağ Mitingi’ni izleyince TDH’yı da artık hesaba katmak gerekiyor.
Kısacası Sarıgül’ü hesaba katmadan önümüzdeki seçime hazırlananlar çok yanılacaklar.
Tekirdağda 25 Binin üzerinde Değişim gönüllüsü, “Halkçı Sarıgül” ve “Çare Sarıgül” Sloganlarıyla alanı inletiyorlardı.
Mitinge Trakya’dan gidenler bile gördükleri kalabalığı beklemiyorlardı.
Havanın günlük güneşlik olması da kalabalığı arttıran bir unsurdu.
Çok önemli bir izlenim de Gençlerin ve kadınların fazlalığıydı.
Değişimin omurgasını gençlerin ve kadınların oluşturduğunu görünce TDH mayasının tuttuğunu kabul ediyorsunuz.
Gençlerin Sarıgül Konuşma yaparken sık sık “Durma ilerle, Türk gençliği seninle” diye haykırmaları Sarıgül’e ve bu yeni siyasi harekete inandıklarını gösteriyordu.
Birçok partide gençlerin yetkili organlarda olmadığını biliyoruz. Bazı partilerimizde ise 60 yaşından aşağı insan bulmazsınız.
Örneğin CHP, daha geçenlerde 78 yaşında İzmir İl Başkanı seçti.
CHP’nin Genel Başkanı Baykal; 72 yaşında olmasına rağmen çok dinamik. Çok dinç. Çok genci öldürecek kadar sağlıklı maşallah.
Baykal bu dinamikliği ile 92 yaşına kadar Genel Başkanlık yapabilir.
Merkez Yürütme Kurulu’na da 70 yaşında aşağı kimseyi almaması lazım.
85 yaşında Sevgili Şükrü Elekdağ ise, Gençlik Kolları Genel Başkanı olabilir.
Çünkü gönül hiçbir zaman yaşlanmaz.
Allah; Baykal ve ekibine uzun ve sağlıklı ömürler versin.
Genel Başkanlığı hiç kimseye bırakmayan Baykal; Parti politikalarında Değişimi yapmayacağı için, CHP’nin Sol ve Sosyal Demokrat Ruhu’nu ulusalcılığa dönüştürdü.
Baykal inatla “Değişime” hayır diyor. “Dönüşüme” evet diyor.
CHP’nin kırmızıçizgileri olan; “Sosyal Demokrasi” ve “Sol” anlayışlar, Baykal zihniyeti tarafından “Ulusalcılığa” dönüştü.
“Değişim”de Sarıgül’e kaldı.
Değişim” Sarıgül ün, “Dönüşüm” Baykal’ın politikası oldu.
Baykal’ın bu anlayışı ile CHP’nin terk ettiği sol ve sosyal demokrasiye sahip çıkanları böylece içinden yeni parti doğurdu.
CHP’nin içinden boşalan Sol ve sosyal demokratlar, yeni partiler kuruyor.
CHP’ye ise, Baykal ve onun ulusalcılığı kalıyor.
Bu siyaset anlayışı da; tabiri caiz ise “kılçığı çıkmış balığa” benzer. CHP’nin omurgasını sosyal demokrasi ve sol oluşturmalı.
Omurgasız CHP 80’lik dedelerin partisi mi oluyor?
Gençlerin ve kadınların sahip çıktığı Sarıgül’ün TDH’ sı; şu sıralar Bazı CHP’liler tarafından ciddiye alınmıyor.
Hatta hareket tutmaz diye; bazıları tarafından dalga da geçiliyor. Ti’ ye alınıyor.
Seçkin CHP’liler tepeden bakarak “Bu Sarıgül de, kim ki” diye böbürleniyorlar. Küçümsüyorlar.
Ancak unutulmamalıdır ki; siyasi tarihimiz küçümsenen ve ciddiye alınmayan partilerin iktidar olduğu örneklerle doludur.