ORTAK AKIL
Özkan Başaran
Geçtiğimiz Pazar günü, Kırklareli, Babaeski, Lüleburgaz ve Kavaklı Beldesi’nden yükselen “Hayır” sesleri Çağlayan Meydanı’na, oradan da Türkiye’ye dalga dalga yayıldı.
Kılıçdaroğlu önce Kırklareli Belediyesi’nin yaptırdığı Saat Kulesi’nin açılışını yaptı. Açılıştan sonra mitinge geçerek bir konuşma yaptı. Daha sonra Kavaklı Beldesi’nde bir açılış yaptıktan sonra Babaeski Belediyesi önünde toplanan coşkulu kalabalığa seslendi.
Babaeski halkı yeri göğü inletti. Babaeski’de Kırklareli’den canlı bir kalabalık vardı.
Daha sonra da Kırklareli’den çok daha fazla kalabalık toplayan Lüleburgaz’da bir konuşma gerçekleştirdi.
Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan olduğundan beri ülkeyi karış karış gezmesine rağmen, Pazar günü de Kırklareli ve İstanbul Çağlayan da dâhil olmak üzere dört ayrı yerde konuşma yaparak, gençleri aratmayacak bir performans sergiledi.
Sanırım CHP bu kadar çalışkan Genel Başkan görmedi.
Siyasette “Gitmediğin yer senin değildir” diye bir laf vardır.
Kılıçdaroğlu da gidilmedik İl, sıkılmadık el bırakmadan çalışıyor.
Bu kapı kapı çalışma mantığı AKP’yi iktidara taşıdı.
CHP örgütleri Genel Başkanları’nı örnek almalı.
Her CHP’li en az Kılıçdaroğlu kadar çalışmalı.
Trakya’da nasıl olsa “Hayır” çıkacak diyerek, kenarda oturan CHP’liler var.
Bu birinci handikap.
CHP örgüt yöneticileri muhaliflerini referandum çalışmalarına davet etmiyorlar.
Yüksek çıkacak “Hayır” oylarını kendilerine pay çıkarsınlar diye parti içindeki siyasi rakiplerini çalışmalardan uzak tutuyorlar.
Önümüzdeki seçimlerde milletvekilliğinde reklam olacaklar diye halef selef mantığı güden CHP yönetimleri var.
Bu da CHP için ikinci handikap.
Bunu sorduğunuzda da “Davet mi gerekir her CHP’li kendine durumdan görev çıkarmalı” deniliyor.
“Şimdi kişisel siyasi çekişmenin sırası mı?” diyenler, rakiplerini referandum çalışmalarına davet etmeyerek olayı zaten kendileri kişiselleştirmiyorlar mı?
Bütün bu yanlışlardan vazgeçilmeli.
Peki ne yapılmalı?
CHP Trakya’da büyük bir camia.
İktidar da CHP. Muhalefet de CHP.
“Ben” demeyi bırakıp, “Biz” demeye başlamadan CHP nereye kadar gidebilir.
Ülkemiz iki kutuplu bir siyasete doğru gidiyor.
Cumhuriyetçiler ve Demokratlar.
CHP Cumhuriyetçilerin temsilcisi.
AKP’de Demokratların temsilcisi olacak.
CHP gök kuşağı modeliyle kendine yakın bütün renkleri içinde barındıracak bir mozaik olmalı.
Anadan doğma CHP’ler gerçek, sonradan gelmelere “Çakma CHP’li” diyenler partiyi büyüteceklerini mi sanıyorlar?
Farklılıklarda ayrışmak yerine, benzerliklerde birleşen bir yeni bir CHP tek başına iktidar alternatifi olacaktır.
Kılıçdaroğlu ve kurmayları bakalım yeni CHP’yi inşa edebilecekler mi?