Bir tarafta hükümet tarafından “Kürt Açılımı” adı altında bir açılım ortaya çıkartılarak kamuoyuna kabul ettirilmeye çalışırken diğer taraftan Şehit haberleri gelmeye devam ediyor. Ancak her nedense, bu duruma vatandaşlarımız alışmış gibi gözüküyor. Artık o eski tepkiler yok. Kimse her Şehit cenazesinden sonra meydanlara çıkarak “Hepimiz Mehmetçik iz” sloganları atmıyor. Bu olaylar sanki bir trafik kazasında bir can kaybedilmiş gibi görmeye başlandı.
Haber bültenlerinde bile 2–3 dakikalık bilemediniz 5 dakikalık sıradan bir habermiş gibi geçiştiriliyor. Gazetelerin bir köşesinde 2 sütuna ayrılan yerlerde haberleri değerlendiriliyor. Kimse vatanı için canını veren bu yiğit Mehmetçiğin hayat hikâyelerini, başkalarında olduğu gibi günlerce anlatmıyor. Kimse 20–21 yaşında kara toprağın bağrına giren bu Aziz Şehitlerimizin gelecekteki umutlarından, beklentilerinden bahsetmiyor.
Görülüyor ki, 630 yıl dünyaya hükmetmiş Türk Milleti’ne siyasi alanda psikolojik bir baskı ile bir şeyler kabul ettirilmeye çalışılıyor.
Yaşanan bu terör neredeyse olağanmış, karşı tarafın bir hakkıymış gibi lanse ettirilmeye uğraşılıyor. Neredeyse bölücü vatan hani kişiler tarafından vurularak Vatan uğruna Şehit düşen Mehmetçiklerimiz unutulmuş duruma düşürülecek.
25 yıldan bu yana on binlerce ocağa ateş düşüren bir avuç çapulcunun bir türlü bitirilememesine de vatandaşlarımız bir türlü anlam veremiyor. Bir an evvel bu terörün kökünün kazınması için alınması gereken en tesirli uygulama neyse onun yapılmasını istiyorlar.
Dinlerin en üstünü olan İslam Dinimize göre, Şehitlerin ölmediğine inanırız. Ancak vatan haini kişilerin kurşunu ile ŞEHİT olan Mehmetçiklerimizi, bizler unutarak öldürmeyelim. Onların Cennette en güzel yerlerde olacağını biliyoruz. Onların Cennetle müjdelenenler olduğunu bilerek, saygının en alasını sunmalıyız.
Şehitlerimiz unutmamalı, unutturmamalıyız.