30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 87. Yıldönümü’nü sözde coşku ile kutladık. 30 Ağustos 2009 Pazar günü düzenlenen törenleri protokoldekiler, polisler, askerler ve onların yakınlarının haricinde 500 kişiyi zor bulan bir vatandaş topluluğu izledi.
Benim yaşım 35, geçmiş tarihte yapılan Bayramları anlatacak kadar oldum sanırım. Benim 10 yaşlarımda olduğum zamanlarda Vilayet Meydanı’nda yapılan 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları tam anlamı ile bir karnaval havasında geçerdi. O meydan öylesine tıklım tıklım dolardı ki öne geçmek için vatandaşlar birbiri ile kavga ederlerdi.
Şimdi bakıyorum özellikle son yıllarda her ne hikmetse bu tür Milli Bayramlarımıza katılımdaki sayılar yıl geçtikçe azalıyor. Bir zamanlar tıklım tıklım binlerce insanın yer aldığı, iğne atsanız yere düşmeyecek olan Vilayet Meydanı’nda şimdiki ilgisizlik manzarası üzüntü oluşturuyor.
600 yıl boyunca dünyaya hükmetmiş, şanlı Türk Milleti’nin ismini her zaman yukarılarda tutmuş olan Osmanlı soyuna ne oldu? Nerede o laiklik elden gidiyor diyerek ellerinde o Şanlı Türk Bayrağı, dillerinden 10. Yıl Marşını düşürmeyenler. Nerede attıkları zaman mangalda kül bırakmayarak Şanlı Türk Ordusu’nu bir yerlere davet edenler.
Lafa gelince çok atıp tutanlar nerede? İş uygulamaya gelince dünya üzerinde bir eşi benzeri olmayan gönüllü askerlik hizmeti ile vatana borcunu ödeme aşkı ile 20 yaşlarında peygamber ocağı bildikleri o kutsal ocakta görevlerini yapan Mehmetçiklerimizi neden bu mutlu günlerinde yalnız bırakıyoruz?
Nerede o Atatürkçüler, nerede o Milliyetçiler, nerede o Ulusalcılar kısacası nerede o vatanını seven insanlar? Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkmak sadece ellerine şanlı Türk Bayrağı’nı alarak, belirli yerleri bir şeylere tahrik etme ile olmuyor. Biraz da yeni gelen nesle bu toprakların ne şekilde kazanıldığını ve atalarımızın ne şekilde cephelerde savaşarak canlarını ve kanlarını verdiklerini anlatmak ile oluyor.
Vatanseverlik sadece kendi işine geldiği zaman belli yerlerin en hassas noktalarını kaşımak ile de olmuyor. Böylesine önemli Milli Bayramlarımızda sadece o meydanları protokole, polise, askere bırakmakla da olmuyor.
Asıl vatanseverlik böylesine önemli günlerde görüş ayrılığı bulunsa bile tüm dünyaya Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğünü göstermek için bir araya gelmek ile olur.