2007 yılında kurulan Kırklareli Üniversitesi 2009 – 2010 eğitim öğretim yılı kayıtlarını bitirdi. Bu yıl üniversitemizde ek kontenjanlar ile birlikte en az 10 bin öğrenci olması bekleniyor.
Buda her öğrencinin günde sadece 1 ekmek yediğini düşünsek dahi günde 10 bin ekmek satışının artmasını gösteriyor.
Ama dediğim gibi günde sadece 1 ekmek yerse her gün fazladan 10 bin ekmek satışı olacak.
Bunların kırtasiye, barınma gibi birçok masrafı olacak.
Bu demek oluyor ki Kırklareli esnafında birazda olsa canlanma olacak.
Kırklareli Üniversitesi öğrencileri, Kırklareli’ne alışverişte canlanma yapacak.
Pekiyi Kırklareli öğrenciler için ne yaptı?
Ya da ne yapacak?
Öyle görünüyor ki, hiçbir şey.
Kavaklı – Değirmencik Köyü yolu arasında bulunan Teknik Eğitim Fakültesi ve bu yıl hizmete açılacak olan Fen Edebiyat Fakültesi’ne giden yolu bilmeyen çok az Kırklarelili vardır.
Hani kaldırımı olmayan, gece ışıklandırması olmayan, gece gündüz köpeklerin kol gezdiği, hani Kırklareli İl Genel Meclisi’nin yaptırmayı düşünüp de, yaptırmadan bütçesi kısıtlı olan Kavaklı Belediyesine bıraktığı 1200 metrelik yol.
Belki Kırklareli’nden bu yolu bilmeyen vardır.
Ama emin olun bu yolu İzmir’den, Ankara’dan, Antalya’dan, Van’dan yani ülkemizin dört bir yanından ilimize okumaya gelen yüzlerce öğrenci artık biliyor.
Az önce demiştim ya bu yol daha önce İl Özel İdare’ye aitti ve yapılan değişiklikler nedeni ile bir gündem maddesi olarak yolun Kavaklı Belediyesi sorumluluğuna sokulması İl Genel Meclisi’nin önüne gelmişti. Bir İl Genel Meclisi üyesi bu yolun fakülte yolu olduğunu ve yolu yaptıktan sonra bütçesi kısıtlı olan Kavaklı Belediyesi’ne devretmeyi teklif etmişti.
Sonra bu teklif kabul edilmedi.
Gerekçe ise şuydu; “Orada sanayi var. Oraya yol yapılırsa yarın öbür gün orası kazılmak istendiğinde sorun çıkabilir. Sanayicinin işi olmayabilir”
Şimdi anlayamıyorum!
Bu şehir sanayi şehri mi olmak istiyor? Üniversite şehri mi?!
Görünen sanayi şehri.
O zaman kürsülere çıktığınızda söylediğiniz “üniversite şehriyiz” sözü, laf oluyor, saçma oluyor, bence bu sözü kullanmayın.
Hatta Fen Edebiyat Fakültesi’nin Teknik Eğitim Fakültesi’nin, yani eğitime giden yolu o şekilde bırakıyorsanız, üniversitenin adını dahi ağzınıza almayın.
Siz sanayiyi düşünün. Onlara nasıl yardımcı oluruz u düşünün. Belki kirlenmeyen başka Ergeneler vardır. Belki oralarda fabrika yapılacak verimli topraklar vardır.
Siz o yolu yapmayın ki gelecek olan sanayici rahat etsin. Öğrenci rahat etmese de olur.
Sizin yaptıklarınız bunu gösteriyor.
Benim düşüncelerim bunlar.
Yetkililer bu yolu ışıklandırmaz, kaldırım yapmazsa, bir öğrenciye orada bir şey olduğunda da hesap vermeye hazırlar demektir. (yy)